DİHA - Dicle Haber Ajansı

Çalışma Yaşamı

İşçiler hukuk tanımaz patrona karşı mücadelede kararlı

 
16 Mayıs
09:08 2016

MERSİN (DİHA) - Mersin'de haksız yere işten çıkarılan Şişe-Cam işçileri, mahkeme kararına rağmen kendilerini işe almayan iş verene karşı mücadele etmekte kararlı. Mahkemenin kararının işverende tokat etkisi yarattığını söyleyen işçiler, işverenle işbirliği yapan sendikalarına da öfkeli.

Mersin'in Akdeniz ilçesinde bulunan Şişecam Holding'e bağlı Paşabahçe, Trakya Cam ve Anadolu Cam fabrikalarında "daralma" adı altında Kristal İş Sendikası üyesi 34 işçinin işten çıkarılması sonrası işçilerin "Haksız yere işten atıldıkları" gerekçesi ile Mersin 2. İş Mahkemesi'nde açtığı davanın 3'üncü duruşması 6 Mayıs'ta görüldü. 28 işçinin işe geri iadesine karar veren mahkeme, 6 işçinin durumu için ise şahitler dinlendikten sonra karar verileceğini hükmederek, duruşmayı 16 Haziran'a erteledi. Mahkemenin verdiği karara rağmen Şişe Cam tarafından işe geri alınmayan işçiler, bütün arkadaşları işe iade edilene kadar mücadele etmeye kararı aldı.

Sendika işverenle suç birliği yaptı

6 Kasım 2015'te haksız yere işten çıkarıldıklarını söyleyen işçilerden Yaşar Akkul, Kristal-İş Sendikası ve Şişe-Cam işverenlerinin masaya oturup sendikal hak arayanları işten attıklarını dile getirdi. İşten çıkarıldıktan bugüne kadar direndiklerini dile getiren Akkul, direnişi İstanbul'a taşıdıklarını, fakat İstanbul'da Kristal-İş Sendikası yöneticilerinin "mafya" gibi davranarak polis yardımıyla direnen işçileri Kristal-İş Sendikası'ndan çıkardığını anlattı. Buna karşı geri adım atmadıklarını söyleyen Akkul, "Daha sonra direnişimize küçük bir otobüs içinde devam ettik. Bir hafta sonra da çadır açarak devam ettik" dedi.

Açtıkları çadıra da bir gün müsaade gösterildiğini daha sonra polislerce kaldırıldığını belirten Akkul, yılmadan İstanbul'da bulunan sivil toplum örgütleriyle birlik içinde direnişe devam ettiklerini aktardı. İstanbul'daki direnişlerinin nedeninin Kristal-İş Sendikası"nın "sarı sendika" tavrını kamuoyuna duyurmak olduğunu belirten Akkuş, "İstanbul'daki direnişimiz başarılı oldu. Halk Kristal-İş Sendikası'nın gerçek yüzünü gördü" dedi.

'Karar tokat etkisi yarattı'

29 Mart tarihinden sonra direnişi Mersin'e taşıma kararı aldıklarını aktaran Akkul, Mersin'de direnişlerinin devam ettiğini ve 6 Mayıs'ta açtıkları işe iade davasını kazandıklarını söyledi. Davanın kazanılmasının zafer etkisi yarattığını belirten Akkul, "Kristal-İş Sendikası'nın ve işverenin anlaşarak haksız hukuksuz işten atmalarına mahkemenin verdiği karar tokat etkisi yarattı" dedi. Amaçlarının işe iadeleri olduğunu belirten Akkul, kötü niyet tazminatında gözü olmadıklarını ekledi. Son olarak Kristal-İş Sendikası yöneticilerine seslenen Akkul, "Bu girdiğiniz yoldan vazgeçin ve biran önce sendikadan ayrılın. Kamuoyu sizi 'Sarı sendikacı' diye anmasın" dedi.

'Sadece işimizi geri istiyoruz'

Haksız yere işten atılanlardan Fatih Ataş ise Kristal-İş Sendikası genel merkez yönetiminin de bu işten çıkarmalara alet olduğu için dava yoluna seçtiklerini belirtti. Mahkemeyi kazandıklarını söyleyen Ataş, mahkeme sonucunda ya işe iade edeceklerini ya da tazminat ödeyeceklerini belirtti. Amaçlarının tazminat olmadığının altını çizen Ataş, "Biz sadece işimizi geri istiyoruz" dedi. İş kazası nedeniyle sağ kolunda hasar oluştuğunu belirten Ataş, bu nedenle emekliliğine 10 yıl varken erken emekli edilerek işten çıkarıldığını aktardı. Kristal-İş Sendikası Genel Başkanı Bilal Çetintaş'ın "İşveren sizi haklı olarak işten attı" sözünü unutamadığını belirten Ataş, "Bilal Çetintaş senin 10 senedir emekliliğin geçmiş bir an önce genel başkanlığı bırak. Çünkü vermiş olduğun bütün kararlar yanlıştır" diye konuştu.

'Anayasa işverenlerden yana'

Direnişlerinin 190 gündür devam ettiğini belirten Turgay Taşar ise haksız yere işten çıkarılmalara karşı zafer kazandıklarını dile getirdi. Kazandıkları davaya rağmen işverenlerin kendilerini işe almayacağını ilettiğini söyleyen Taşar, "Ne yazık ki anayasa işverenlerden yana olduğu için işe almama tazminatıyla bizi işe almayacaklar" dedi. İşten çıkarılmalarının sadece sendikal muhalefetten dolayı olduğunu dile getiren Taşar, sonuna kadar direneceklerini ve kimseye boyun eğmeyeceklerini söyledi. 16 Haziranda yapılacak olan duruşmaya dikkat çeken Taşar, "Yine hep beraber omuz omuza birlik içinde direnerek haklarımızı alacağız" dedi.

(ak/st/fç)



Paylaş

EN ÇOK OKUNANLAR