DİHA - Dicle Haber Ajansı

Çalışma Yaşamı

Kürkçü: 1 Mayıs'ta diktatörlüğe meydan okumaya çağırıyoruz

 
26 Nisan
10:03 2016

İZMİR (DİHA) - İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok kente 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramının yasaklamasına tepkiler devam ederken, HDK Eş Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü, "1 Mayıs'ta sömürüye, zulme ve diktatörlüğe meydan okumaya çağırıyoruz" diyerek alanları doldurmaya çağırdı.

İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok kente 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramının yasaklanmasına tepkiler çığ gibi büyürken, Hakların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü, yasaklanan alanlar başta olmak üzere her yerde 1 Mayıs'a katılım çağrısında bulundu.

Kürkçü, sömürünün, baskının, eşitsizliğin devam ettiği bir ülkede her 1 Mayıs'ın yeni bir mücadele imkanı olduğunu ifade ederek, "Bu 1 Mayıs'ta bizim için en önemli yanı toplumun yeniden savaş ve barış arasında tercihle karşı karşıya kalmış olmasıdır. Barışın mümkün olduğu fikrinin toplumun tamamına taşınması için bu 1 Mayıs çok önemli bir hareket noktası haline geldi." dedi.

'İşçi sınıfı barış iradesinin etrafında birleşmeli'

"1 Mayıs'ta Diyarbakır'da, İstanbul'da, İzmir'de alanlardan Kürdistan'da işgale son verilmesi ve barış kapısının yeniden açılması talebi yükselecek " diyen Kürkçü, işçi sınıfının bu talebi desteklemesinin çok önemli olduğunu hatırlattı. Siperlerde hayatlarını kaybedenlerin işçiler olduğunu ve savaşın maliyetinin emeğin hakkından kısılarak ödendiğini dile getiren Kürkçü, "Bu açıdan 1 Mayıs'ta işçi sınıfının barış iradesi etrafında ve toplumun işçi sınıfının etrafında birleşmesi bizim için hayati önem taşıyor" diye konuştu.

Ortak mücadeleyi yok etmek istiyorlar

Her zaman kolektif iradenin, devrimci muhalif iradenin toplumun gözünden saklanmasını isteyen egemen sınıfların 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasına karşı son derece büyük bir direnci olduğunu vurgulayan Kürkçü, şöyle devam etti: "Recep Tayyip Erdoğan Başbakanlığında uzun süre ayak diredikten sonra 2010'da Taksim'de 1 Mayıs kutlamalarının önünü açmak zorunda kalmıştı. Ama 2012'den sonra yeniden kapadı. Çünkü 1 Mayıs toplumsal muhalefetin odağı olarak giderek artan bir meşrutiyet ve dinamizm kazandı. Şu an diktatörlük karşısındaki iradenin, Türkiye'nin iki büyük kentinde net olarak açığa çıkmasını Tayyip Erdoğan asla istemiyor. 1 Mayıs'ın toplumun çeşitli kesimleri arasında bir köprü haline gelmesini, Kürt'ün Türk'e, Alevi'nin Sünni'ye, kadının erkeğe yaklaşarak mücadeleyi ortaklaştırdığı bir fırsatı yok etmek istiyor."

Yasaklamaların hiçbir meşruiyetinin olmadığını vurgulayan Kürkçü, "Anayasa'nın 34. Maddesi'nde açıkça yazıyor; 'Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.' O yüzden bu yasağı hiçe saymak en önemli şey. Yasakların hiçe saymanın da bir bedeli var. O yüzden hep birlikte herkesin mümkün olan en barışçıl yoldan yürümesini istiyoruz" diye konuştu.
İzmir, İstanbul, Ankara, Diyarbakır başta olmak üzere her yerde 1 Mayıs alanlarını doldurmak gerektiğini dile getiren Kürkçü, "Halkı sömürüye, zulme ve diktatörlüğe meydan okumaya çağırıyoruz" diyerek katılım çağrısını yineledi.

Halk iradesine sahip çıkmalı

Son olarak dokunulmazlık gündemine de değinen Kürtçü, şunları dile getirdi: "Kürtlerin çok güzel bir sözü var, 'Biz size oy vermiyoruz, kendimize oy veriyoruz' diyorlar. İradelerine sahip çıkıyor insanlar. Hangi vekil, adının ne olduğu, kadın mı erkek mi olduğu, hangi ilden seçildiği önemli değil; önemli olan halk iradesinin meclisten kovulmak istenmesidir. Biz hiç kimsenin vekiller için sokağa çıkmasını istemiyoruz. Herkesin kendi iradesi için sokağa çıkmasını, sokağa çıktığı zaman da başına bir şey gelmemesini istiyoruz. Sesini çıkartmasını istiyoruz. Ses çıkartmak halkın hakkı. Bunun karşılığı eğer zulüm olacaksa bunun suçlusu da hükümettir. Ama susarak haksızlık ve zulmü sona erdirmek imkânsız."

(gö/cb/sd)



Paylaş

EN ÇOK OKUNANLAR