2007’den 2016’ya İstanbul 1 Mayıs’ları
ÇAĞDAŞ KAPLAN
İSTANBUL (DİHA) - İşçi ve emekçilerin üretimden gelen güçlerini kullanarak taleplerini dile getirdikleri en kitlesel eylem olan 1 Mayıs İşçi Bayramı, 77'deki katliamdan bu yana Taksim ile özdeşleşmiş durumda. Yıllarca emekçilere yasaklanan meydana 2007'de girmeye çalışan işçiler AKP polisinin saldırısına maruz kalmış, 2010 yılına kadar bu durum her yıl tekrarlanmıştı. 2010-2012 yılları arasında emeğin rengine bürünen meydan, 2013'den bu yana saldırı ve yasaklarla gündemde.
1 Mayıs 1977 katliamının 30'uncu yıldönümü 2007 yılından bu yana emek örgütlerinin İşçi Bayramı kutlama adresi Taksim Meydanı. İşçilerin 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi, 77 katliamının aydınlatılması talepleriyle Taksim’de kutlama ısrarı, 1 Mayıs’ı resmi tatil ilan ettirdi ve 2011 ve 2012 yıllarında Taksim’i işçilere açtı. Fakat AKP iktidarının çeşitli bahanelerle Taksim’i işçilere yasakladığı yıllarda polisin Taksim’e çıkmak isteyen emekçilere saldırıları sokaklarda açık faşizm uygulamaları görüntüleri ortaya çıkarttı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Taksim yasağı ve polis saldırıları nedeniyle Türkiye’yi tazminata mahkum etse de iktidar yasakçı anlayışından vazgeçmeyerek Taksim Meydanı’ndan emekçilerin sesinin yükselmesine hala müsaade etmiyor. Emekçiler bu yıl da 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamaya hazırlanırken, 2007’den bu yana İstanbul 1 Mayıs’larında yaşananların kronolojisi şöyle:
1 Mayıs 2007
34 işçinin katledildiği 1 Mayıs 1977 katliamının 30. yıldönümünde DİSK Başkanlar Kurulu, 2007 yılında 1 Mayıs’ı Taksim Meydanı’nda düzenleme kararı aldı. 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi, 77 katliamının aydınlatılması talepleriyle işçilerin aldığı bu karara İstanbul Valiliği’nden jet bir şekilde yasaklama kararı çıktı. İstanbul Valisi Muammer Güler, 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı’nda kutlanmaya izin verilmeyeceğini açıkladı. İşçiler, emek örgütleri ve sol-sosyalist siyasi partiler valiliğin yasak kararını tanımayacaklarını ve Taksim’in işçilere yasaklanamayacağını belirtip “1 Mayıs alanı Taksim’dir” diyerek kutlamaları Taksim’de yapmakta ısrarcı olduklarını açıkladı. 1 Mayıs’a gelindiği gün Taksim devlet güçleri tarafından ablukaya alındı. Emekçilerin ısrarı üzerine valilik “makul sayıda” bir grubun Taksim Meydanı’na çıkabileceğini açıkladı. Okmeydanı, Tarlabaşı ve Dolmabahçe’den Taksim’e çıkmak isteyen emekçilere polis saldırdı. Resmi açıklamalara göre toplam 198’i kadın 695 kişi gözaltına alındı.
1 Mayıs 2008
Emek örgütleri, 2007’deki gazlı 1 Mayıs’ın ardından bir sonraki yıl 2008 yılında da 1 Mayıs’ın adresinin Taksim olduğunu açıkladı. Bu kez sadece Taksim değil Taksim çevresindeki tüm semtler ve ilçeler de polis ablukasına alındı. Taksim yönüne giden tüm sokaklar polis bariyerleri ile kapatıldı. İstanbul Valisi Muammer Güler, Taksim’e toplu taşıma araçlarının da gitmeyeceğini duyurdu. Osmanbey, Dolapdere, İstiklal Caddesi, Sıraselviler, Tarlabaşı, Gümüşsuyu’ndan Taksim’e çıkmak isteyen binlerce kişi polis barikatlarını zorladı. Taksim’e çıkan tüm sokaklar 1 Mayıs alanı oldu. Polisin Taksim’e yürümek isteyen emekçilere polis saldırdı. 100’e yakın yurttaş polisin sert saldırısında yaralandı. Polis yaralıların kaldırıldığı Şişli Etfal Hastanesi’ne dahi gaz bombaları attı. Binin üzerinde yurttaş gözaltına alındı.
1 Mayıs 2009
2009 yılı emekçilerin 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi talepleri için verdikleri mücadelenin sonuç verdiği yıl oldu. 1 Mayıs’a günler kala 1 Mayıs "Emek ve Dayanışma Günü" adıyla resmi tatil ilan edildi. Binlerce kişi Taksim Meydanı’na çıksa da polis saldırıdan vazgeçmedi. Taksim’e çıkan gruplar 1 Mayıs 1977’de işçilere ateş açılan The Marmara oteline "1 Mayıs 1977'de buradan ateş edenler bulunsun" pankartını astı. Şişli, Aksaray ve Dolapdere yönünden Taksim’e çıkmak isteyenlere meydandaki kutlama devam ederken polis saldırdı. Daha önceki yıllardaki polisin “orantısız müdahalesi” gündeme oturduğu için İstanbul Valisi Muammer Güler, müdahaleler sırasında gaz bombası kullanılmayacağını açıkladı ama polis gaz noktasında yine “cömert” davrandı. Polisin bir çok noktada yaptığı müdahalelerde kriz masasının yaptığı açıklamaya göre 400’ü aşkın kişi gözaltına alındı. Vali Muammer Güler ise 108 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Çok sayıda kişi de polis saldırılarında yaralandı.
1 Mayıs 2010
İşçilerin emekçilerin tüm saldırılara rağmen kararlılığı Taksim’i 1 Mayıs kutlamalarına açtı. 1977 katliamından sonra Taksim Meydanı ilk kez resmi olarak 1 Mayıs kutlamaları için açıldı. On binlerce kişi DİSK, KESK, TTB, TMMOB ve sol-sosyalist partilerin çağrısı ile Gümüşsuyu, Şişli ve Tarlabaşı yürüyüş kollarından Taksim Meydanı’na aktı. Taksim Anıtı ve AKM çevresi tıpkı emeğin talepleri, renkleri ve bayraklarla donatıldı.
1 Mayıs 2011
2011 yılında da 1 Mayıs’ın adresi Taksim Meydanı oldu. "Emek Barış Demokrasi Özgürlük" şiarıyla Taksim Meydanı'nda yapılacak kutlamalara izin çıktı ama polis ablukadan vazgeçmedi. İstanbul'da adeta polis ordusu görevlendirildi. 38 bin polis hazır bekletilirken, Taksim Meydanı'na çıkan tüm girişlere çevik kuvvet polisleri, panzerler ve TOMA araçları konumlandırılırken, binaların çatılarına ise çok sayıda keskin nişancı özel tim yerleştirildi. Yüz binlerce kişi Taksim Meydanı’nı doldurdu. Platformdan tüm katılımcı kurumlar adına Kürtçe ve Türkçe açıklama yapıldı. İşçilerin, emekçilerin, Kürtlerin, Alevilerin ezilen tüm halkların yaşadığı sorunlara dikkat çekildi. Taksim Meydanı’ndan yüzbinler tarafından adeta halkların, inançların, emekçilerin karnavalı görüntüsü verildi.
1 Mayıs 2012
2012 yılında da kutlamaların adresi Taksim’di. DİSK, KESK, TTB ve TMMOB'un çağrısıyla aralarında BDP, HDK, EMEP, ÖDP, SDP, ESP, Sendikal Güç Birliği Platformu, Halkevleri, Devrimci 1 Mayıs Platformu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Anti-Kapitalist Müslüman Gençlik, LGBT bireyler, kadın örgütleri gibi 100'e yakın kurumun Taksim Meydanı'nda kutlayacağı 1 Mayıs İşçi Bayramı mitingi için yüzbinlerce kişi 3 yürüyüş güzergahından Taksim Meydanı’na yürüdü. Yüzbinler, AKP'nin uyguladığı politikaları protesto ederken, işçilerin temel haklarının verilmesini, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollardan çözümünü, farklı kimliklerin tanınmasını talep ederek askeri ve siyasi operasyonları protesto etti.
1 Mayıs 2013
Emekçiler 2013 yılında da kutlamaların Taksim’de yapılacağını açıkladı ama valilik bu kez Taksim’i işçilere kapattı. İstanbul Valiliği'nin Taksim'deki yayalaştırma projesini bahane ederek Taksim Meydanı’nı kutlamalara yasaklamasının ardından İstanbul adeta sıkıyönetim dönemlerindeki OHAL'i yaşadı. İstanbul Valiliği ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün kimseyi Taksim ve civarına yaklaştırmamak için tüm kara, deniz ve raylı taşıma araçlarını yasaklamasına ve Haliç ile Galata köprüsünün kapaklarını açtı. Taksim’e çıkmak isteyenlere polis sert müdahalede bulundu. Polisin saldırılarına direnişin başlaması sonucu Taksim çevresinde çatışmalar yaklaşık 9 saat boyunca sürdü. Çatışmalarda onlarca yurttaş polisin attığı gaz bombası ve kapsülü ile tazyikli sudan dolayı yaralandı. 17 yaşındaki Dilan Alp polisin attığı gaz kapsülü ile ağır yaralandı. Alp Taksim İlkyardım Hastanesi'nde ameliyata alındı. Alp’in yaralandığı ana ilişkin görüntü basına düştü. Polisin yaptığı sert müdahalelerden dolayı eleştirilen İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, ağır yaralanan öğretmen Meral Dönmez, lise öğrencisi Dilan Alp ile Serdal Gül'ün "militan" olduğunu iddia etti. Alp'in ağır yaralanmasının gündemde tutulmasını eleştiren Mutlu, "Dünden beri izliyorum herkes merhamet avcılığına çıktı. Herkes yaralananlarla ilgili ah vah çekiyor. Bu ah vahı bugün mü söylemenin zamanı. Bunlara gaz sıktınız diyorlar ne sıkacaktık. Yaptığımız hiçbir eksik ve yanlış işlem yoktur" dedi. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan ise polisin sert müdahaleleri ile ilgili eleştirilere sendikaları suçlayarak yanıt verdi ve Taksim Meydanı'nın miting alanı olmaktan çıkarılabileceğini söyledi.
1 Mayıs 2014
İstanbul Valiliği 2014 yılında da Taksim’i emekçilere kapattı. 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı Taksim'de kutlamak için Beşiktaş, Şişli, Okmeydanı ve Tarlabaşı'nda sokağa çıkan yurttaşlara yönelik polis müdahalesiyle başlayan çatışmalar özellikle Okmeydanı ve Dolapdere'de yoğunlaştı. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Ezilenlerin Hukuk Bürosu verilerine göre 130 kişi gözaltına alındı 50 kişi yaralandı. Gazeteciler de polisin açık hedefi oldu. Gün boyu haber takibi yapan gazetecilere yönelik polis müdahalesiyle 7 haberci yaralandı. 39 bin polisle kent adeta işgal edildi, sokaklarda polis terörü yaşandı ve polis müdahaleleri 1 Mayıs’ı 15 milyon İstanbulluya işkenceye dönüştürdü.
1 Mayıs 2015
2015 yılında da Taksim yasağı sürdü. Polis barikat ve kuşatmalarına rağmen işçiler ve emekçiler Taksim'e doğru yürüyüşe henüz geçmeden polisin gaz bombalı ve tazyikli su müdahalesine maruz kaldı. Sabahın ilk ışıklarından bu yana polis barikatlarını aşanlar, gruplar halinde Beşiktaş Meydanı'nda toplandı. Beşiktaş'ta DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde toplanan işçi ve emekçiler, burada halaylar çekti, sık sık sloganlar attı. Çok sayıda işçi ve kamu emekçisi sendikası, sivil toplum örgütü, meslek grupları, siyasi partiler, gençlik ve kadın örgütleri, inançları grupları, sloganları ve talepleriyle yürüyüş kortejinde yerlerini aldı. 1 Mayıs Kriz Masası'ndaki verilere göre 1 Mayıs'ı kutlamak için Taksim Meydanı'na çıkmak isteyen emekçilere yapılan polis müdahalelerinde aralarında HDP İstanbul 2. Bölge Milletvekili Adayı Salih Şahin'in de bulunduğu 300'ü aşkın kişinin gözaltına alındı, 24 kişi de yaralandı.
Yargı kararları
2007 yılından bu yana 1 Mayıs kutlamalarına yapılan polisin sert saldırıları ve yasaklama kararları yargıya da taşındı. DİSK ve KESK, 2008 1 Mayıs’ında Taksim’in yasaklanmasına ilişkin yasaklamanın AİHS’in “toplanma ve örgütlenme özgürlüğü”nü düzenleyen 11. madde ihlali gerekçesiyle AİHM’e başvuruda bulundu. AİHM kararını 2012 yılında açıkladı. Başvuruyu haklı bulan AİHM, Türkiye’ye 1000 Euro masraf çıkardı ve Taksim’in 1 Mayıs kutlamalarının yapılması için uygun alan olduğunu belirtti. Yasak kararına rağmen kutlama yaptıkları gerekçesiyle haklarında dava açılan DİSK, KESK, TMMOB ve TTB yöneticileri ise yargılandıkları davalarda beraat etti.
(fç)

