İSİG: AKP döneminde 17 bin 57 işçi yaşamını yitirdi 2016-05-09 11:30:03 İSTANBUL (DİHA) - Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, dün katıldığı Uluslararası 8. İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı'nda yaptığı konuşmasında yaşanan işçi ölümleri nedeniyle işverenleri değil, işçileri suçlamasına İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nden (İSİG) verilerle tepki gecikmedi. Soma, Davutpaşa, Ostim, Torunlar, Isparta, Düzce, Ermenek, Esenyurt, Erzurum, Samsun, Güllük, Elbistan gibi katliamları hatırlatan İSİG, AKP döneminde en az 17 bin 57 işçinin yaşamını yitirdiğini vurguladı. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), yaptığı yazılı açıklama ile Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan'ın dün katıldığı Uluslararası 8. İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı'nda yaptığı konuşmasında, yaşanan işçi ölümleri nedeniyle işverenleri değil, işçileri suçlamasına yanıt verdi. İSİG, Erdoğan'ın basına yansıyan konuşmalarından bazılarını şöyle sıraladı: "Çalışma Bakanı ve ekibini tebrik etmek, Soma faciasında yaşamını yitirenlerle başlayarak Anneler Günü'nü kutlamak, imkan, para, teknoloji veya düzenleme eksikliği olmadığını söyleyip iş kazalarının önlenebileceğini belirtmek, patronları üretim maliyetini düşürmek, kar marjını artırmak ve insanla makineyi eşdeğer görmekle eleştirmek, işçilerin 'bana bir şey olmaz' anlayışıyla hareket ettikleri için iş güvenliği ihlalleri yaptığını ve canından olduğunu söylemek, sendikaların ideolojik yaklaştığını belirtmek…" Erdoğan konuşurken bir işçi daha can verdi Erdoğan, bu açıklamalarda bulunurken Anlatya Döşemealtı'nda bir iş cinayetinin daha yaşandığını dikkat çeken İSİG, bir inşaatta çalışan 56 yaşındaki kalıp ustası Ömer Gündoğdu'nun çalıştığı inşaatın ikinci katında kalıpları sökerken merdiven boşluğundan düşüp yaşamını yitirdiğini kaydetti. AKP döneminde en az 17 bin 57 işçi yaşamını yitirdi Karşılaşılan bu örnek üzerinden yaşanan işçi ölümlerine ilişkin "İster kongre düzenleyin, ister söylevler verin gerçekler değişmiyor" sözleriyle tepki gösteren İSİG, AKP'nin iktidara geldiği Kasım 2002'den bu yana yaşanan iş cinayetlerinde en az 17 bin 57 işçinin yaşamını yitirdiğinin altını çizdi. İSİG, bugüne kadar hazırlanan raporlar doğrultusunda AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılının son iki ayında en az 146 işçi, 2003 yılında en az 811 işçi, 2004 yılında en az 843 işçi, 2005 yılında en az 1096 işçi, 2006 yılında 1601 işçi, 2007 yılında en az 1044 işçi, 2008 yılında en az 866 işçi, 2009 yılında en az 1171 işçi, 2010 yılında en az 1454 işçi, 2011 yılında en az 1710 işçi, 2012 yılında en az 878 işçi, 2013 yılında en az 1235 işçi, 2014 yılında en az 1886 işçi, 2015 yılında en az 1730 işçi, 2016 yılının ilk dört ayında ise en az 586 işçinin yaşamını yitirdiğini kaydetti. 'İşçi katliamları AKP döneminde yaşandı' Türkiye'de hüküm süren durumun, bir "iş cinayetleri rejimi"nin varlığının göstergesi olduğunun altı çizilen açıklamada, yine aynı dönemde yaşanan Davutpaşa, Ostim, Torunlar, Isparta, Düzce, Ermenek, Esenyurt, Erzurum, Samsun, Güllük ve Elbistan katliamlarına işaret edildi. AKP'nin çıkardığı yasalar Yine AKP'nin iktidarında, çıkartılan 4857 sayılı İş Kanunu ile Taşeron Çalıştırma Yasası başta olmak üzere esnek ve güvencesiz çalıştırmanın yasal hale getirildiği vurgulanan açıklamada, işçilere dönük yapılan uygulamalar şöyle sıralandı: *TBMM'de geçen hafta kabul edilen kiralık işçilik ve özel istihdam büroları içerikli kölelik yasası ile bütün işlerde güvence tamamen ortadan kalkmıştır. *Sendikal hareket baskı altına alınmış, sendikalaşan işçiler işten atılmış ve iktidara bağlı sendikalar egemen hale getirilmiştir. Köyden kente göç hızlanmış, yoksulluk derinleşmiş, emek rekabeti ile de ücretler düşürülmüş ve yoksulluk kitleselleşmiştir. *4+4+4 eğitim sistemiyle çocuk işçilik yaygınlaşmış ve milyonları kapsamıştır. SSGSS yayası ile emeklilik yaşı 65'e çıkarılmıştır. *Emekli olduğu halde çalışan, emeklilik yaşını beklediği için çalışmak zorunda kalan ve emekli olma hakkını sigortasız çalıştığı ya da sigortası düzenli yatırılmadığı için kazanamayan milyonlarca yaşlı işçi vardır. *Kadınlara yönelik açıklanan program ve paketler, kadını yarı zamanlı çalıştırarak aile içine hapsetmeyi ve ucuz işgücünü kadın üzerinden yaygınlaştırmayı hedeflemiştir. *Yanlış dış ve iç politikalar sonucu milyonlarca göçmen Türkiye'de güvencesiz olarak çalışmaktadır. Beraberinde birçok sosyal sorun yaşanmaktadır. *İşte tüm bu politikalar sonucu iş cinayetleri artmış ve meslek hastalıkları görünmez hale getirilmiştir. 'Hem ölüyorsun hem de kusurlu gösteriliyorsun' İşçilere yönelik yaklaşımı bu maddelerle ortaya koyan İSİG, Erdoğan'ın söylemlerine şu sözlerle yanıt verdi: "Devlet ve hükümet Erdoğan'ın ifade ettiği gibi patronlar ile işçilere eşit mesafede değil, bizzat çalışma ilişkilerine dönük attığı bu temel adımlarla iş cinayetlerini gündelik yaşamın bir parçası haline getiren ve bunu olağanlaştıran bir rejimin sermaye ile beraber kurucusu, uygulayıcısıdır. İş cinayetlerinde en güçsüz kimse suç ona yani işçiye atılıyor. Hem ölüyorsun hem de kusurlu gösteriliyorsun." (za/öç)